Arama Sonuçları
Geri

GİMDES: başlangıç...

GİMDES: başlangıç...

GİMDES ilk sertifikasını verdiği 2009 yılından itibaren dünyanın en prestijli helal sertifikasyon kurumu. Ancak GİMDES'in altyapı çalışmalarının çok daha eskilere dayandığınız biliyor muydunuz?

Öyle ki ta 1970li yılların sonlarına doğru GİMDES başkanı ve kurucumuz Dr. Hüseyin Kami Büyüközer kendi çabaları ile yalnızca helal ve güvenilir ürünlerin satıldığı market fikrini hayata geçirebilmek için bir çok deneme yapmıştır. Özellikle üreticilere ulaşıp üretim süreçlerini sorgulamış, güvenli bulduğu ürünlerin yaygınlaşması konusunda gayret sarfetmiştir.

Üreticilere ulaşmak istediği dönemde hemen her kapıdan olumsuz dönüş almasına rağmen vazgeçmeyen hocamız o zamanki gayretleri ile nispeten güvenilir olarak tespit ettiği markaları satacak marketler zincirini antalya ve çevresinde hayata geçirmiştir. Hocamız bu süreçte de tüketicilerin ciddi direnişleri ile karşılaştığını ifade ediyor. Öyle ki büyük oranda aynı hammadde ile üretilen, neredeyse aynı (sadece parfümleri farklı) deterjanların ev hanımları tarafından "Çamaşırları karartıyor" şeklinde söylemleri ile satın alınmadığını ifade ediyor. Bu iddiayı test etmek isteyen hocamız popüler markanın ambalajlarından temin edip içine yerli ve milli üretim ürünleri koyuyor ve bedelsiz olarak insanlara dağıtıyor. Sonuçlar aynen beklendiği üzere 

"Bu ürün çok kaliteli, çamaşırları da karartmadı. Zaten bu kaliteli olan X markası, o yüzden böyle"

şeklinde oluyor. Oysa o ürünler kendilerinin eleştirdiği yerli ve milli deterjan ama ambalajı farklı olduğu için daha objektif yorum yapabiliyorlar.

Sonrasında bu marketlerin devamı gelmiyor. Ancak Hüseyin Hocamızın helal arayışı son bulmuyor. Özellikle 2000li yılların başında ciddi bir araştırma sürecine giriliyor. Bu dönemde özellikle üretimde kullanılan hammaddeler, üretim süreçleri, e-kodlu maddeler gibi üretimin sac ayakları iyice araştırılıyor. Bu araştırmaların sonuçları halen gıda raporu web sayfasında yayınlanmaktadır. Yüz binlerce kez okunan bu içerikten daha kapsamlı bir helal ve tayyib araştırma envanteri halen çıkartılmış değildir. Ta o zaman yayınlanan e-kodları araştırmaları yüz binlerce kardeşimize yol göstermiş, haram veya şüpheli tüketimden korumuştur.

2005 yılına girildiğinde ise bu araştırmalar GİMDES'in kuruluşuna bizi götürecektir. GİMDES o zaman için üreticilere yol gösteren, doğru ve sağlıklı üretim yolunu gösteren bir hüviyet taşıyordu. Tüketicileri de bir yandan bilgilendirmeye gayret ediyordu. Ancak halen ülkemiz helal sertifika verilebilecek, hatta bu ismi zikredebileceği bir ortam olmaktan çok uzaktı. Bu sebeple ortamın ve çalışmaların helal sertifikası verme noktasına gelmesi için 2009 yılına kadar beklenmesi gerekti. Nihayet 2009 yılında GİMDES ilk helal sertifikasını verdi.

2009 yılında verilen ilk sertifikalar Türkiye'de bazı çevreleri rahatsız ettiği için helal sertifikasının rekabete uygun olmadığı şayiası yayıldı. GİMDES bu dönemde sertifikaları ihracata yönelik verdiğini beyan ederek bu sertifikaların ilk aşamada müslüman dünyadan ne kadar değerli olduğu tezi üzerinden ilerlemek durumunda kaldı. Ancak ülkemizde de helal yollarla ve helal içerikle üretilmiş ürünlere olan ihtiyacın anlaşılması için çok fazla bir zaman geçmedi. Her ne kadar GİMDES düzeyinde bir sertifikasyonla uzaktan yakından alakası olmasa da devlet de diğer bazı çevreler de helal sertifikası kavramından nemalanmak için oyuna dahil oldular. Böylece devletin 2009da rekabete aykırı bulduğu helal sertifikası bizzat devlet tarafından verilen bir hüviyet kazandı. Bunu da bir çeşit kazanım olarak görmek durumundayız.

Helal sertifikası deyince toplumun kafasında oluşan korkutucu çerçevenin elhamdülillah kırıldığı bu günlerde malesef bu kavramın içinin boşaltılması tehlikesi ile karşı karşıya kalıyoruz. Neyse ki GİMDES ilk günkü hassasiyet ve heyecanı ile yoluna devam ediyor.

Bugün hiç helal sertifikası almayan ve almayı düşünmeyen bir firma dahi GİMDES'in bu zorlu yolculuğundan, toplumu eğitip doğruya yönlendirmesinden payını almıştır ve almaya devam edecektir. 2000li yılların başında hemen her üreticinin ürünlerine kattığı son derece zararlı ve/veya haram maddeler şükürler olsun ki ancak merdivenaltı üretimlerin içinde kendine yer bulabiliyor. Özellikle büyük üreticiler helal sertifikası almasalar bile GİMDES sayesinde kendilerine çeki düzen vermek durumunda kalıyorlar. Müslüman toplum olarak bunu asla yeterli görmeyeceğimizi, GİMDES'in çizdiği çerçeveye azami derecede uyan bir toplum inşa etmek istediğimizi buradan da bir kez daha belirtmek istiyoruz.

Ne mutlu bu kutlu yolculukta bize yoldaş olanlara...

Esselamu aleyküm ve rahmetullah ve berkatüh...

Yorumlar
Yorumunu bırak Kapat
Çalışmalarınızı ve çabalarınızı takdirle takip ediyorum. Ülke çapında yerli ve helal ürünler konusunda halkımızı bilinçlendirmemiz  gerektiğini düşünüyorum.Çocukluğumuzdaki yerli malı haftamızı diriltmek için toplumsal bir seferberlik başlatmalıyız saygılarımla....yaa
Rabbim bu yolculukda kolaylıklar ihsan etsin
Müslüman bir ülkede yaşayıp insanların tükettiğinden emin olamama ne acı GİMDES gibi kuruluşlar sayesinde bilinçli tüketime geçmek insanı manen ve madden rahatlatıyor